FİNANS POLİTİK & EKONOMİK YORUMLAR DERGİSİ                                                                      50. Yılında      www.ekonomikyorumlar.com.tr
  
Finans Politik & Ekonomik Yorumlar Dergisi  50 yıldır aylık olarak yayın yapan hakemli bir dergidir.

                   ISSN 1307-7112

 
2016 | 2015 | 2014 | 2013 | 2012 | 2011 | 2010 | 2009 | 2008 | 2007 |
 
2010

Yorum | Aralık 2010 | Adnan  NAS

Kredi̇ Notu, Sıcak Para ve Esas Sorun
Son yıllarda sık sık gündeme gelen ve hepimizin canını sıkan bir konu var. Ülkenin kredi ya da yatırım notu diye özetlenebilecek ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptıkları değerlendirmeyi yansıtan puanlamanın (rating’in), gerçekte hak ettiğimiz düzeyin çok altında olduğunu, gösterdiğimiz olumlu performansa rağmen bunun yükseltilmesinde cimri davranılmasının ardında kötü niyet de olabileceğini düşünüyoruz. Ateşli ve öfkelenmeye teşne bir toplum olarak da, konunun daha başka yönleri olabileceği üzerinde fazla durmadan kestirip atmayı seviyoruz. Üstelik şimdilerde batı sistemi uzun sürecek bir diş tedavisinde bulunduğundan böyledüşüncelere taraftar bulmak da kolay ... Devamı >>

Devamı >>Yorum | Kasım 2010 | Adnan  NAS

Eylemsi̇zli̇k ve Erteleme Ri̇ski
Anlaşılan o ki Türkiye, üzerinde toplu uzlaşmanın zaman alacağı yeni uluslararası ilişkiler ve yönetişim düzeninin şekillenmesi sürecinde, kendi aktif ve stratejik hamlesini 2011’deki genel seçimler sonrasına bırakıyor. Aradaki sürede de riskler kontrol edilmeye çalışılarak büyüme trendi ve istihdam düzeyi açısından olumsuz gelişmelerin engellenmesi hedeflenecek. Dikkatli bakılırsa Orta Vadeli Program’da yapılan projeksiyonlar da bu tercihi yansıtıyor ... Devamı >>

Yorum | Ekim 2010 | Adnan  NAS

Avantaj ve Sorumluluk
Geçmişte kaçırdığı pek çok trene rağmen, 2001 sonrasında sergilediği performans ve küresel kriz ile birlikte gelişmiş ülkeler grubunun bizim de içinde bulunduğumuz dinamik yükselen ekonomiler karşısında uğradığı ivme kaybı nedeniyle, Türkiye’nin yeni fırsat treninin güzergahı için seçilen duraklardan biri olduğunu çeşitli yönleriyle uzun süredir vurguluyoruz. Yeni şekillenen dünya düzeninde, küresel ekonominin genişletilmiş yönetim kurulu’na dönüşmekte olan G-20 bir parçası olduğumuz gibi, şimdi de güçlendirilmiş finans koordinatörlüğü konumundaki IMF’nin icra komitesi üyeliği için en güçlü adaylardan biriyiz ... Devamı >>

Yorum | Eylül 2010 | Adnan  NAS

Gi̇ri̇şi̇mci̇ye Ejder Sermayesi
Ülkemiz konjonktürel risklerden kaçınarak büyüme yolculuğunu sürdürmeye çalışırken, yörüngeden çıkmamak için yapısal dönüşümü hızlandırmak gerektiğinden sık sık söz ediyoruz. Ana hatlarıyla rekabetçilik ve verimlilik başlıkları altında toplanabilecek olan ve yıllardan beri tek tek irdelediğimiz pek çok yapısal sorunumuz var.Kamu yönetimleri ne kadar başarılı olursa olsun, iç dinamikler harekete geçirilmezse bu sorunların aşılması mümkün değil ... Devamı >>

Yorum | Ağustos 2010 | Adnan  NAS

Siyaset Dışında da Seçim Şart
Kriz sonrasında oluşan bulanık küresel konjonktürün Türkiye için potansiyel bir avantaj barındırdığı artık oldukça açık. Bu, bir yandan küresel dengelerdeki büyük kaymadan yani finans sistemindeki çöküş ve yaşlı nüfus gibi yapısal sorunlar nedeniyle derin borç ve bütçe darboğazlarıyla boğuşan gelişmiş batı ülkelerinden böyle sorunları bulunmayan diğer G-20 ülkelere geçen cazibe unsurları, diğer yandan Türkiye’nin 2001 krizi sonrasında uyguladığı basiretlipolitikalar ve gösterdiği performans nedeniyle böyledir. Ne var ki bu potansiyel avantajın gerçek bir üstünlüğe dönüştürülmesi, hem para ve maliye politikalarında dikkat ve özenin sürdürülmesini hem de daha önemlisi büyümeyi sürdürülebilir kılmak ve risk primini düşürmek için kararlı bireylem programı yürütülmesini gerektirir ... Devamı >>

Yorum | Temmuz 2010 | Adnan  NAS

Kollektif Akıl ve Rekabet Kültürü
Uzun zamandır kriz sonrasında yeniden şekillenecek olan dünya düzeninde kendini iyi konumlandırmak için Türkiye’nin önünde fırsatlar olacağını, kolektif akıl ve stratejik kararlılıkla bunları iyi değerlendirmek gerektiğini belirtiyoruz. Ancak kabul edelim ki kolektif akıl ve stratejik kararlılık, şimdiye kadar geçmişte çok iyi sınav verdiğimiz alanlar değil. Yani içinde bulunduğumuz zamanda pek çok bakımdan ilk defa başarmamız gereken testler, aşmamız gereken çıtalar olacak. Geçtiğimiz hafta sonunda Toronto’da toplanan G-20 zirvesi öncesinde ABD, finans sistemi ve sektörü ile ilgili etraflı önlem paketini uzun tartışmalardan sonra Kongre’de karara bağlayarak, Çin de Yuan’ın - Euro’nun dolar karşısında değer yitirmesi sayesinde - sınırlı bir ölçüde değerlenmesine izin vererek küresel düzende yeni bir dengeye doğru adımlarını hızlandırdılar ... Devamı >>

Yorum | Haziran 2010 | Adnan  NAS

Küresel Yatırımcıların Türkiye’ye Bakışı
Dünyada ve bölgemizde yaşanan çok boyutlu gelişmeler, tarihin hızlandığı dönemlerden birinde olduğumuzun açık habercisi. İlk bakışta küreselleşmeye ters düştüğü izlenimini veren gelişmiş ülkelerdeki içe kapanma ve daraltıcı kontrol politikaları uygulama eğilimi, aslında şekillenmekte olan yeni küresel düzenin öncü dalgaları. Bu nedenle Türkiye, yeni yeni yerleşmekte olduğu kalıcı denge ve büyüme rotasından sapmamak için, bir yandan içerde mutfağı düzeltme, diğer yandan dünya ekonomisindeki denge değişikliklerine ve güç kaymalarına paralel strateji arayışlarını sürdürmek zorunda ... Devamı >>

Yorum | Mayıs  2010 | Adnan  NAS

Finans Sistemine Küresel Mevzuat
Piyasaların ve ekonominin küreselleştiği artık sade vatandaşın da bildiği bir şey ama ekonominin yönetiminin de küreselleşmesi oldukça yeni ve her geçen gün artan belirtileri henüz tartışılmaya başlayan bir gelişme. Özellikle son finans krizinin beklenmeyen boyutlarda küresel özellikleri ve etkileri, bu tartışmaya ciddi ve kalıcı bir nitelik kazandırıyor. 80’li yıllardan itibaren uluslararası ekonomi ile bütünleşme sürecini başlatan ve o zamandan beri, kesik kesik de olsa, bu yörüngeden sapmamayı üstelik bünyesini ve rekabetçiliğini güçlendirerek başaran Türkiye de stratejilerini şekillendirirken bu gelişmeyi dikkatle izlemek ve kendini ona göre konumlandırmak zorunda. Kaldı ki yeni düzende bir G-20 üyesi olarak sadece pasif bir izleyicilik ile de yetinmemek, aktif ve sorumlu bir yönetim ortağı olmak durumunda... Devamı >>

Yorum | Nisan  2010 | Adnan  NAS

Gerçek Verimlilik ARGE'de
Ülkenin sosyal, siyasal ve ekonomik olarak en geniş kabul gören sorunu olan işsizlik, malum, aynı zamanda nasıl azaltılacağı en az bilinen sorun. Ancak bunun çözümünü güçleştiren faktörlerden birinde, işgücü verimliliğinde de gidecek uzun yolumuz olduğu da açık. Nitekim 2002 – 2007 arası hızlı büyüme döneminde istihdamın artmayışı, işgücü verimliliğinin artmasına bağlanmıştı. Ne var ki bu artışın gerisinde üretim artışının yeni işgücü istihdam edilmeden gerçekleştirilmesi ya da aynı üretimin işçi çıkararak gerçekleşmesi yatıyordu. Başka bir deyişle verimlilik artışı, üretim süreçlerinin daha fazla katma değer üretecek şekilde değiştirilmesinden ya da teknolojik ilerlemeden kaynaklanmıyordu. Bu tür bir verimlilik artışının ise, yapı değişmeksizin ve aynı teknoloji düzeyinde bir sınırının bulunduğu belli. Üretim yapısının bilgi içeriğini ve teknoloji kullanım düzeyini arttırmak, hem büyümeyi sürdürülebilir kılmanın ve rekabet yeteneğini güçlendirmenin, hem de işsizliği belli bir vade içinde aşağı çekmenin başlıca yolu gibi görünüyor... Devamı >>

Yorum | Mart 2010| Adnan  NAS

Mali̇ Kural Neden Önemli?
Türkiye’nin 2001 sonrasında gerçekleştirdiği ekonomik başarıda başlıca faktörlerden birinin, hatta kendi kontrolündeki faktörlerin birincisinin mali disiplin olduğunda sanırım herkes hemfikir. Son iki yılda oluşan bozulma boyunca tümüyle terk edilmese de zorlandığı ve dolaysız vergiler gibi negatif yan etkilere yol açan çarelere fazla yaslandığı için sürdürülebilirliği üzerinde kuşkular doğduğu da açık. IMF ile uzun zamandır sürdürülen görüşmelerin belirsizliği de, tamamen olmasa bile kısmen, bu konuda ortak bir görüş bulunmamasına yorulabilir. Buna bir de ekonomideki her türlü canlanmanın cari açığı yeniden büyüteceği gerçeğini ve yapısal dönüşüme yönelik reformların yavaşlamış olmasını eklersek, kamu yönetiminin mali disipline bağlılık konusundaki kararlılığının inandırıcı bir şekilde ortaya konmasının ve piyasalardaki karar vericilerin güveninin sağlanmasının önemi artıyor. Bu aşamada, son iki yılda sıkça zikredilen “mali kural” ın gündemin önsırasına taşınması doğal...Devamı>>

Yorum | Şubat 2010| Adnan  NAS

Mali̇ye Poli̇ti̇kalarında Karar Zamanı
Farkında mısınız bilmem, küresel kriz ile birlikte belirgin olarak ağırlık kazanan bir eğilim maliye politikalarının öne çıkması ve önem kazanması. Aslında bu biraz da, Mazhar Alanson’un şarkısındaki gibi, mecburiyetten. Düşük enflasyon ve krize karşı alınan tedbirlerle neredeyse sıfıra yaklaşan faizler, pek de tercih edilmeyen döviz kuru politikaları dışında fazla bir para politikası manevrasına imkan vermiyor. Bizim gibi ülkelerde ise göreceli olarak daha yüksek enflasyon ve faiz düzeyleri söz konusu olsa da, bunların daha da aşağıya çekilmesi yapısal nedenlerle imkansız gibi. Ancak para politikası açısından gelişmiş batıya benzeyen durum, sıra maliye politikasına gelince sık sık değinmekte olduğumuz yapısal ve kurumsal nedenlerle batıda olduğundan dahakarmaşık bir hal alıyor...Devamı>>

Yorum | Ocak  2010| Adnan  NAS

Belirsizliğin Gizlediği Fırsat
2010 yılında hem dünya hem de Türkiye ekonomisi ile ilgili pek çok soru işareti canlılığını korur ve kestirme tahminler yapmayı güçleştirirken, İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olması ile ilgili olarak düzenlenen etkinlikler, ülkenin bir türlü hayata geçirilemeyen potansiyelinin değerlendirilmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatan başarılı bir organizasyon oldu. Ancak kötü hava koşullarına rağmen yedi ayrı merkezde yapılan etkinlikleri izlemeye koşan canlı ve dinamik kalabalıkların yüzlerinden taşan enerjiyi görüp biraz hüzünle hatırladığımız bir başka şey de, bu potansiyeli kullanıp yönlendirmede sergilediğimiz beceri noksanlığı. Sürekli altını çizip durduğumuz vizyon, strateji ve dönüşüm programı da esas itibariyle bu noksanlığı gidermek için gereklidir. Hazır sadece konjonktür değil, bütün küresel düzen köklü bir değişimin sancılarını çekerken biz de sadece kriz öncesi durumumuza dönmeye çalışmakla yetinmemeli, aksine o zaman çözmekte sıkıntı çektiğimiz kronik sorunlarımızı yeni koşullarda belki de daha kolay aşabileceğimizin ayırdına varmalıyız...Devamı>>

 

editörden



Yorum



GÜNDEM



bu ayki sayI



Geçmiş sayIlar



Makale Gönderimi



abonelik

 

Abonelik Kampanyası

  Yeni abone olacak veya aboneliğini yenileyecek akademisyen ve öğrencilerimize özel olarak %20 indirim uygulanacak olup yıllık 12 sayının abone bedeli 200 TL’ye indirilmiştir.

 Bu fırsattan faydalanınız.