FİNANS POLİTİK & EKONOMİK YORUMLAR DERGİSİ                                                                      50. Yılında      www.ekonomikyorumlar.com.tr
  
Finans Politik & Ekonomik Yorumlar Dergisi  50 yıldır aylık olarak yayın yapan hakemli bir dergidir.

                   ISSN 1307-7112

Editörden | Şubat 2016 | Özel Sayı

Finans Politik ve Ekonomik Yorumlar dergisinin bu sayısı için konuk editörlük vazifesi bendenize tevdi edilmiştir, bu görevden onur ve mutluluk duyuyorum. Şubat sayısı yer alacak makalelerin ortak teması “Hukuk ve ekonomi” konusu olacaktır.

Bu konuyu ele alma üç temel nedenden önem taşımaktadır. Birincisi, “Hukuk ve ekonomi” (Law and economics) alanı son senelerin üzerinde en çok akademik çalışma yapılan temel bir alan oluşudur. Bilimin, içinde bulunduğumuz yüzyılda, disiplinler arası alanlarda daha yaratıcı olabilmesinin iyi örneklerinden biri de “Hukuk ve ekonomi” öğretisinin geldiği akademik aşamadır. İkincisi, gelişmekte olan, belirli hukuk devleti açığı barındıran ülkelerde büyüme sorunsalının temel girdisinin hukuk devleti prensiplerinden oluşmaya başlaması. Yirminci yüzyılda büyümenin hukuk devleti yaratma belirlenmesini bu yüzyılda büyük bir hızla hukuk devletinin sürdürülebilir ekonomik büyümeyi belirlemesi ilişkisinin ikame etmiş olması. Üçüncüsü ise doğrudan Türkiye’ye ilişkin olarak, orta gelir tuzağına saplanmış gibi duran ülkemizde hukuk-büyüme ilişkisi özel bir önem kazanmış durumdadır.
Tüm bu nedenlerden, akademik, küresel ve yerel, Finans Politik ve Ekonomik Yorumlar dergisinin bu sayısı için “Hukuk ve ekonomi” genel temasına kıymetli katkılarınızı bekliyoruz.

Prof. Dr. Eser Karakaş
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi
Maliye Bölümü

Editörden | Nisan 2015 | Özel Sayı

Denetim, kurumların faaliyetlerini geliştirmek ve onlara değer katmak amacıyla bağımsız ve objektif bir güvence ve danışmanlık faaliyeti olabilir mi? Yönetim süreçlerinin etkinliği ve verimliliği etkin bir denetimle artırılabilir mi? Kurumların risk yönetimi, iç kontrol ve kurumsal yönetim süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek ve geliştirmek konusunda iç denetimin rolü ve önemi nedir?

Finans ve reel sektör şirketleri, kamu kurum ve kuruluşlarında kurumsal yönetim ilkelerine uyumun, risk yönetiminin ve iç kontrollerin yasal bir gereklilik haline geldiği ve buna bağlı olarak şirket ve kurum yönetiminde sorumlulukların arttığı bir dönemde, iç denetim ile bağımsız denetim kritik bir rol oynar hale gelmiştir. Bireysel yatırımcıyı korumak ve finansal raporlama sürecinin güvenilirliğini sağlamak amacıyla kurulan kamu gözetimi sistemleri yüksek kalitede ve güvenilir bir bağımsız denetim ortamının oluşturulması yönünde faaliyet göstermektedir. Bağımsız denetim ve iç denetim konuları Dergimizin Nisan 2015 Özel Sayısında yerini alacaktır. Bu özel sayıya denetim alanında, iç kontroller, risk yönetimi, kurumsal yönetim, bağımsız denetim ve kamu gözetimine dair özgün bakış açısına sahip akademik araştırma, inceleme ve çalışmalarınızı bekliyoruz. Bu özel sayının konuk editörü Galatasaray Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi dekanı Prof. Dr. İdil Kaya’ya şimdiden desteği için teşekkür ediyoruz.

Editörden | Ağustos 2010

Balıkesir Üniversitesi Bandırma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile University of Finance and Management in Bialystok – Poland işbirliği ve Dergimizin de sponsorluğunda düzenlenen “Uluslararası Sempozyum V” “Küresel Kriz Sonrasında Ekonominin Yeniden Yapılanması” alt başlığı altında 27-29 Mayıs 2010 tarihlerinde Erdek’te düzenlenen sempozyumda sunulan tebliğlerden, hakemlik sürecinden geçenlerden oluşan 2. kısmı Dergimizin Ağustos-2010 sayısında yayınlanmıştır. Bu sayımızda yayınlanan makaleler küresel krizin Türkiye ekonomisine sektörel etkileri üzerinde yoğunlaşmakta olup ihracat, döviz kurları, bankacılık, imalat sanayi ve istihdam üzerindeki etkilerden oluşmaktadır. ...  Devamı >>

Editörden | Temmuz 2010

Küresel kriz, oluşumu, etkileri ve çözümüne yönelik politikalar açısından son dönemlerde iktisat alanında önde gelen tartışma konuları arasında yer almaktadır. Konunun nitelikli bir tartışma platformunda ele alınması, iktisat biliminin temel önermelerinin, ekonomik sistem ve süreç politikalarının gözden geçirilmesine bir anlamda tahkim edilmesine imkân vereceği için, krizin belki de tek olumlu etkisini oluşturmaktadır. Bu tartışma platformlarından birisi, Balıkesir Üniversitesi Bandırma İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile University of Finance and Management in Bialystok – Poland işbirliği ve Dergimizin de sponsorluğunda “Uluslararası Sempozyum V” “Küresel Kriz Sonrasında Ekonominin Yeniden Yapılanması” alt başlığı altında 27-29 Mayıs 2010 tarihlerinde Erdek’te düzenlenmiştir. Kriz ve ekonomik sistem tartışmalarının yanı sıra krizin makroekonomik, sektörel sonuçlarının ve çözüm önerilerinin tartışıldığı 100’den fazla tebliğ paralel oturumlar halinde ele alınmıştır. ...  Devamı >>

Editörden | Ocak 2009

Piyasa ve devlet ilişkisinin üzerinde yeniden düşünme zamanındayız. Krizin en önemli avantajlarından birisi de, alışıla geldik düşünce kalıplarının sorgulanması için fırsat oluşturması oldu. Burada ne kadar piyasa ne kadar devlet idealdir gibi bir ekonomi tarifi yapmak niyetinde değiliz. Ancak, piyasa denilince ne anlaşılması gerektiği üzerinde düşüneceğiz ...  Devamı >>

Editörden | Aralık 2008

Türkiye fiili olarak ekonomik kriz ortamından çıkmasa da seçim nedeniyle ekonomik krizi daha az konuşacak gibi. Aslında seçim sathından beklenen ekonomik krizin etkilerinden daha fazla bahsetmek olmalıydı. ancak görünen o ki bu seçimler siyasi olanın etikle kavgasına şahit olacak.
Siyaset bilimciler Makyavelli’den beri siyasi olanla etiği birbirinden ayrı olarak görmektedirler. Gerçekte Makyavelli etik olmayan bir siyasetten değil siyasetin etik dışılığından bahsetmesine rağmen akılda kalan tek politik düsturu “amaca ulaşmak için her yol mubahtır” olmuştur. Türk politik kültüründe çok partili hayatla birlikte aşina olduğumuz bu düstur Süleyman Demirel’e “verdimse ben verdim, kim karışabilir” dedirtmiştir ...  Devamı >>

Editörden | Kasım 2008

İktisadi boyutta ele alındığında, temel fonksiyonu “hukuk üretmek” ve “rantları topluma kazandırmak” olan devlet, en büyük koordine edici güç olarak iktisadi faaliyetlerin etkin bir şekilde yürütülmesinde, kapitalist sistem içerisinde dahi önemli bir işleve sahiptir. Ancak rantların topluma kazandırılması sorunsuz bir süreç olmayıp, rantlardan pay almak isteyen kamuoyu oluşturma yeteneği güçlü toplum kesimleri ile devlet arasında çekişmelerin yaşandığı bir süreçtir. Bu açıdan ele alındığı vakit, uluslararası krizin Türkiye ekonomisine yansımaları, krizin ürettiği rantlardan pay kapma mücadelesi olarak görülmelidir  ...  Devamı >>

Editörden | Ekim 2008

Varlığını, yaşadığı krizlerden kendisini yenileyerek çıkmayı başarmasına borçlu olan kapitalizm yine krizde. Sistemin işleyişinin ortaya çıkardığı gelir eşitsizlikleri, nüfusun büyük çoğunluğunun katlandığı yaşam ve çalışma şartlarının ağırlığı, krizlerin neden olduğu büyüme aksaklıkları gibi sorunlar neticesinde birbirini izleyen aşamalarla dönüşüm geçiren kapitalizm, içerisinde yaşadığımız bu son krizden sonra yaşayabilecek mi? Yaşayanlar görecektir elbette. Ancak, son kriz uygulanan ekonomik sistemin gerçekten Kapitalizm olduğu konusundaki kuşkularımızın artmasına yol açtı  ...  Devamı >>

Editörden | Eylül 2008

Ekonomi her şeyden önce bir üretim ve bölüşüm organizasyonu olarak görülebilir. Kaynakların etkin tahsisi ile sağlanacak verimli üretimin ardından, üretimden kazanılan gelirin üretim faktörleri ve üretime katılamayan toplum bireyleri arasında bölüşülmesi sürecini kapsar. Basit bir mantığı olan ama kapsamlı bir organizasyonu içeren bu süreçte, üretimde ve bölüşümde etkinlik refahın başlıca kaynağıdır...  Devamı >>

Editörden | Ağustos 2008

Uluslararası krize dönüşen Mortgage Krizinin etkilerini azaltabilmek için ABD önce peş peşe faiz oranlarında indirimler yapmaya, ardından yaklaşık 150 milyar doları doğrudan gelir desteği sağlamak için vergi iadesi ve benzeri yollarla topluma aktarmaya yönelirken, aynı zamanda iflasın eşiğine gelmiş mortgage kuruluşları ile finansal kuruluşları kurtarmaya başladı. Küresel kapitalizmin merkezi, krizden kurtulabilmek için çözüm olabileceğini düşündüğü her alana müdahale etti. Oysa liberal söylem temelde piyasaların temizlenebilme(zarar eden işletmelerin piyasayı terk etme) özelliğinin kaynakların etkin kullanımını sağladığını ileri sürer. Bu sürece yönelik müdahaleler piyasaların etkinliği zayıflatır. ...  Devamı >>

Editörden | Temmuz 2008

Devletin bir sır perdesi arkasından eylemesi, politik yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olarak görülmektedir. Nitekim, Almanlar için iki şey halkın gözü önünde yapılmaz. Birisi sosis, diğeri siyaset. Bu sırlarla dolu devlet kavrayışını modern anlamda Machiavelli’ye kadar götürebiliriz. Romalılar da “arcana imperium” kavramı ile devlete ait sırlardan bahsederlerdi. Ama bir tüccar devleti olan Floransa’nın akıl hocası Machiavelli, ticari sır saklar gibi devletin sırlara sahip olmasını onun kazanç hanesini artıracağını öngörmüştür.Bu nedenle hikmet-i hükümetten bahsederken, modern anlamda bu tür bir sır üzerine inşa edilmiş politikliği kastederiz. Ortadoğu’da hikmet-i hükümet; büyüklerimizin doğal olarak bildiği ama bizim bilmemizin gerekli olmadığı şeylerdir. Oysa modern devlet bu günkü asıl görünümünü, 19. yüzyıldaki hukuk devleti kavramıyla birlikte kazanmıştır ...  Devamı >>

Editörden | Haziran 2008

Uluslar arası ekonomik sistem, yapısal bir kırılma mı yaşıyor? Temel mal ve malzeme fiyatlarında yaşanan şoklar dikkate alındığında, nihai olarak bu türden bir kırılmanın yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Tarım ürünlerindeki fiyat hareketlerinin yanı sıra, altın, petrol ve bakır fiyatlarındaki şokları birlikte ele aldığımızda, pek de normal olmayan bir sürecin içerisinde olduğumuz anlaşılabilir. Bu ürünlerin ileri dönük bağlantı katsayılarının yüksekliği, bir anlamda kullanımına olan bağımlılık düzeyinin şiddeti, bunları diğer ürünlerden ayrıcalıklı kılıyor. 2000 ve 2008 yılları arasında, altın fiyatları 3, bakır ve petrol fiyatları 5 kat yükseldi. Temel maliyet girdilerindeki bu yükseliş elbette üretim maliyetleri üzerinden bölüşüm sürecini yeniden yapılandırıyor ...  Devamı >>

Editörden | Mayıs 2008

Özellikle Sanayi Devrimi sürecinde ortaya çıkan teknolojik gelişmeler, sanayinin yanı sıra tarım sektöründe de üretim probleminin çözülmüş olduğu, tarihin derinliklerinden bu yana seslendirilen açlık-sefalet beklentisinin modern dönemde son ereceği umudunu yeşertmişti. Modern üretim biçimi üretim eksikliğinden kaynaklanacak açlık-kıtlık sendromunu, felaket senaryolarını rafa kaldırmıştı...  Devamı >>

Editörden | Nisan 2008

Bugünlerde küresel kriz sıfatı, ABD’de konut piyasasında ipotek kredilerinin ödenememesinden kaynaklanan, dolayısıyla finans piyasasına ve reel ekonomiye sıçrayan “mortgage krizine” verilmiş olmasına rağmen, bu sıfatı fazlasıyla hak ettiği halde, henüz perde arkasında kalmaktan kurtulamayan yeni bir krizin, “tarım krizi”nin izleri açıkça görülmeye başlandı. Mortgage krizinin neden olduğu istikrarsızlık ve dünya gıda stoklarında %50’ye varan azalmalar (dünya gıda stokları son 35 yılın en düşük oranına sahip) dünya gıda fiyatlarında önemli bir artışa yol açtı. Örneğin 2006 yılından bu yana pirincin uluslar arası piyasalardaki ortalama fiyat artışı %217 iken, buğday fiyatları ortalama %125’dir....  Devamı >>

Editörden | Mart 2008

Cemrenin havaya, suya ya da toprağa düşmesi adetken bu yılın asıl cemresi politik alana düştü. Baharı geçen yıl olduğu gibi yine politik bir krizle karşıladık. Oysa geçen yılki krizi demokrasinin güçlenmesiyle atlattığımızı zannediyorduk. Dahası ekonomik riskler kriz ve seçime rağmen beklenenden daha zararsız geçiştirilmişti ...  Devamı >>

Editörden | Şubat 2008

Ulusal kalkınma ve endüstrileşme sürecinde devlet, koordine edici merkezi bir güç olarak önemli bir rol oynar. Piyasalar, değişime ve sürekli olarak değişen rekabet şartlarına uyum sağlayabilmek için, bu tür merkezi koordine edici bir yeteneğe ihtiyaç duyarlar. Devletin gücü ile ilgili olarak genel kabul edilen bir ölçü olmadığı ileri sürülse de, Fukuyama, güçlü bir devletin göstergesi olarak “piyasayı yönetme kapasitesi”ni kullanmaktadır. Başka bir ifadeyle, üretimde ve yatırımlarda kullanılabilir toplum kaynaklarını harekete geçirmek ve bu kaynakları koordine etmek yetisi önem kazanmaktadır...  Devamı >>

Editörden | Ocak 2008

2008 yılı dünya ekonomisinde büyümenin yavaşlayacağı bir yıl olarak tahmin ediliyor. Bu konuda nerede ise bir konsensüs var. IMF, OECD ve Dünya Bankası(WB) gibi uluslar arası kuruluşların tahminleri de bu önde. Farklı olarak, ABD ekonomisi, resesyona girip girmeyeceği tartışmalarına konu oluyor. L.Summers ve P.Krugman gibi iktisatçılar ABD ekonomisinin derin bir resesyona girdiğini ileri sürerken, R.Samuelson ve G.Mankiw gibi iktisatçılar ise resesyondan değil, büyüme hızının yavaşlamasının beklendiğinden söz ediyorlar...  Devamı >>

Editörden | Aralık 2007

Hangisi daha önemliydi? Anayasa tartışmaları çerçevesinde bir anda kilitlenen cumhurbaşkanlığı seçimi mi? Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde neden ve nasıl olduğunu çözemediğimiz ama gündemi derinden sarsan e-muhtıra olayı mı? İktidar partisinin siyasi ve hukuki sistemin kilitlenmesini aşmak üzere yöneldiği erken seçimden oylarını artırarak yine birinci parti olarak çıkması mı? Yeni hükümetin kurulması veya Sayın Abdullah GÜL’ün 11. Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi mi? Referandumla cumhurbaşkanının halkoyu ile seçilmesi konusunda yapılan Anayasa değişikliği mi? Listeye yeni anayasa çalışmalarını ve terörü önlemek için TBMM tarafından yetkilendirilen Hükümetin görevlendirmesi ile yurt dışındaki terör kamplarına yapılan askeri müdahaleleri almadık bile. Bütün bunların sadece bir yıl içerisinde olduğunu düşünmek bile insanı yoruyor...  Devamı >>

Editörden | Kasım 2007

Finans Politik ve Ekonomik Yorumlar Dergisi, 44 yıllık geçmişi ve elinizdeki 513. sayısı ile Türkiye’nin en uzun soluklu hakemli sosyal bilimler dergisidir. Mayıs 2003 tarihine kadar “Banka ve Ekonomik Yorumlar Dergisi” adıyla yayınlanan Dergi, bu tarihten itibaren ilgi alanını tüm iktisadi ve idari bilimleri kapsayacak kadar genişletmiş ve bunu isim değişikliğiyle Finans Politik ve Ekonomik Yorumlar Dergisi adını alarak vurgulamıştır ... Devamı >>

Editörden | Ekim 2007

Türkiye’de son gelişmelerle önce politikanın ısındığına şahit olduk. Sonrasında da rejim tartışmalarına kadar varacak hukuksal alanın sıcaklığını yaşadık. Aslında her iki alandaki ısınmanın nedeni, Nisan ayındaki anayasal krize dayanmakta ve politikanın ateşini yüksek tutmaktaydı ... Devamı >>

Editörden | Eylül 2007

Türkiye’de yazlar bu kadar sıcak yaşanmazdı. Mayısta başlayan ve Ekim ayına kadar süren, sıcaklığın düşmek bir yana sürekli arttığı bir yaz dönemi, sanırım, Cumhuriyet tarihinde bir ilk. Sıcaklık ilk olarak cumhurbaşkanlığı seçimi ile başladı. Ardından, kısa sayılabilecek bir kampanya dönemi ile erken genel seçimler ve yine cumhurbaşkanlığı seçimi geldi ... Devamı >>

Editörden | Ağustos 2007

ABD’de mortgage piyasasında başlayan ve dünya ekonomisini sarsan krizin bir kez daha gösterdiği gibi, dışa açık ekonomiler, uluslararası ekonomiye entegre olmanın avantajlarını elde etmeye çalışırken, kendilerinin hiç de katkılarının bulunmadığı krizlerden etkilenmektedirler. Doğrudan herhangi bir ilişkisi olmadığı halde, bir ülke, coğrafi olarak çok farklı yerde olan bir başka ülkede meydana gelen ... Devamı >>

Editörden | Temmuz 2007

Her ne kadar ekonomi, toplumsal ve tarihsel olanın bağımlığından kurtuluşunu ilan etse ve bütün toplumsal ilişkileri açıklama gücüne sahip olduğunu düşünse de modern devletlerde politik olanın bir üst kriter olarak ekonomik olanı da belirlediği gözden uzak tutulmamalıdır. Globalleşme ile birlikte modern devletler politik olanın hâkimiyetini de kaybetmektedir... Devamı >>

Editörden | Haziran 2007

Azgelişmiş ekonomilerin temel özellikleri ele alınırken üzerinde durulan en önemli unsur, “büyüme sürecinin geriye döndürülebilir olması”dır. Bu ekonomilerde kısa aralıklarla yaşanan krizler, büyüme sürecinin kazançlarını geri almaktadır. ...Devamı >>

 

editörden



Yorum



GÜNDEM



bu ayki sayI



Geçmiş sayIlar



Makale Gönderimi



abonelik

 

Abonelik Kampanyası

   Yeni abone olacak veya aboneliğini yenileyecek akademisyen ve öğrencilerimize özel olarak % 20 indirim uygulanacak olup yıllık 12 sayının abone bedeli 200 TL’ye indirilmiştir.

 Bu fırsattan faydalanınız.