FİNANS POLİTİK & EKONOMİK YORUMLAR DERGİSİ                                                                      50. Yılında      www.ekonomikyorumlar.com.tr
  
Finans Politik & Ekonomik Yorumlar Dergisi  50 yıldır aylık olarak yayın yapan hakemli bir dergidir.

                   ISSN 1307-7112

Yorum | Ocak 2015 | Adnan  NAS

Teşhis Kolay Eylem Zor
Memlekette olup bitenlere ve yazılıp çizilenlerin içeriğine bakınca, yıllardır savunmaktan, bazen yinelemekten bıkmadığımız düşüncelerimde ve önermelerimde yanlış yapıp yapmadığımı, bu toprakların ve üzerinde yaşayanların potansiyelini abartıp abartmadığımı sorgulamak kaçınılmaz oluyor. Bilgisine ve muhakeme yeteneğine değer verdiğim bazı kişilerin daha kanaatkar olmak (sözgelişi düşük büyüme ile yetinmek) anlamına gelen yorumlarıyla kuşkularım daha da yoğunlaşıyor...Devamı >>

Yorum | Aralık 2014 | Adnan  NAS

Edilgenlik Kader Değil
Zaman geçtikçe kendimi dinleme isteğimin azaldığını hissediyorum, sebebi de eskiden tükenmez gibi görünen ve iyimserlik aşılayan pozitif enerji kaynağının sık sık arızalanması. Nasıl olmasın ki yıllardır bol laf, toplantı ve şov ürettiğimiz halde bunların pek azını uygulamaya aktarıyor, hayata geçiriyoruz. Dünyada her şey baş döndürücü bir hızla değişirken, biz hala babadan kalma yöntemlerle üretmeye çalışıyor, tıkanınca da ya daha fazla teşvik, ya da rant arayışına giriyoruz...Devamı >>

Yorum | Kasım 2014 | Adnan  NAS

Rehavet Riski ve Algı Farklılıkları
Sık sık söylediğim bir şey vardı ya, Türkiye’nin gerçek ve kapsamlı bir sıçrama programı yapması, daha önemlisi bunu topluma yayılmış bir bilinç ve anlayış birliğiyle uygulaması için sadece tutarlı matematik modellerin ya da konjonktür politikalarında başarının yeterli olmadığı, toplumsal ve ekonomik yapının dokusunda ve niteliğinde bir dönüşüm gerektiğine dair. Son on gün içindeki bir dizi olay maalesef bunu çok doğru olduğunu yeniden hatırlattı...Devamı >>

Yorum | Ekim 2014 | Adnan  NAS

Tadilat Vakti Geçiyor
Belli ki sadece filmlerde ya da sporda değil, ekonomide ve iş hayatında da başarı ve liderlik gibi hedefleri konuşmayı çok seviyoruz ama bunu slogan düzeyinde bırakıyor, gereğini yapmayı, plan program yapmayı, yapsak da uygulamayı beceremiyor ya da istemiyoruz. Son yıllarda bir ilerleme kaydettik, sık sık programlar ya da eylem planları hatta stratejik planlar yapmaya başladık, âmâ bunları hayata geçirme noktasında hala tekliyoruz...Devamı >>

Yorum | Eylül 2014 | Adnan  NAS

Senaryolar Oyuncularla Güzelleşir
Düşünmekten çok konuşmaya yatkın toplumsal genlerimizin yol açtığı laf ve haber kalabalığı arasında gerçekten önemli ve eski tabirle "sadre şifa" olanları bulup ayıklamak bayağı çaba gerektiriyor. Aksi takdirde dünyayı kendimizden ibaret sayıp devekuşu gibi kafamızı kuma gömerek dev aynalarına bakmamız işten bile değil. Oysa potansiyelimiz ve avantajlarımız hiç de böyle içine kapalı ve düşük standartlı bir düzey ile yetinmemizi haklı çıkarmıyor...Devamı >>

Yorum | Ağustos 2014 | Adnan  NAS

Kusurlu Piyasa Sıradan Şirketler Doğurur
Biraz Akdenizli, biraz da doğulu olduğumuzdan mı nedir siyaset ile ilgili konularda adrenalinimiz hep yüksek, fakat ekonomi ve bilim/kültür konularında oldukça düşük görünüyor. Hadi bilim ve kültürdeki sessizliğimizi hayati reform ihtiyacını hep vurguladığımız eğitim sistemindeki zafiyete yoralım, ya siyasal tercihlerde bile açık ara birinci faktör olduğu kabul edilen ekonomideki sükunetimizi nasıl açıklamalıyız? Devamı >>

Yorum | Temmuz 2014 | Adnan  NAS

Dağınık Kafayla Strateji Zor
Öteden beri hayretle ve kaygıyla gözlemlediğim özelliklerimizden biri, bizim ülkemizde ortak paydaların, yani artık üzerinde tartışmaya gerek görülmeyen kabullerin son derece az olmasıdır. Teknik düzeyde uzmanlar açısından en temel doğruların bile kamuoyunda sulandırılıp ortada kalması, kesimler arasında ortak değerlerin söz konusu olmaması, siyasal kadroların tümüyle asimetrik bir zeminde tartışmaları olağan karşılanıyor... Devamı >>

Yorum | Haziran 2014 | Adnan  NAS

Bileşik Kaplar İşimize Yaramaz
Fizikteki "bileşik kaplar" kuralını bilirsiniz, tabanları birleştirilmiş farklı biçimlerdeki kaplara konan sıvının aynı düzeyde hizalanacağını açıklar. Her zaman olmasa bile çoğunlukla bir toplumun farklı kesitlerinde ve kurumlarındaki gelişmeleri izleyince de bu kuralın geçerli olabileceği sonucuna varmak mümkün. Özellikle değişik alanlarda birbirinden çok farklı performanslar beklemenin gerçekçi olmadığını belirtmek açısından oldukça isabetli bir yol olduğu açık... Devamı >>

Yorum |Mart 2013 | Adnan  NAS

Şi̇rketlere Sermaye Lazım
Sebeplerden çok sonuçlarla, gerçek gelişmelerden çok görüntülerle dolup taşan ekonomi gündeminin bir zararı da temel sorunlara yeterince odaklanma ihtimalini azaltması. Tartışmalar da yanlış öncelikler ve ikincil konular etrafında dallanıp budaklanınca artık kanıksadığımız toplumsal enerji israfının yeni bir versiyonu ile karşılaşıyoruz ...Devamı >>

Yorum |Temmıuz 2012 | Adnan  NAS

Kısa Vade ve Rant Tuzağı
Bir yandan içeride kontrollü bir yavaşlama, diğer yandan küresel konjonktürün yumuşaması ve emtia fiyatlarında düşüş, potansiyel büyüme oranının biraz altında bir performans umudunu canlı tutuyor. Kriz sonrasında batı ülkelerinde oluşan sıkıntı ve belirsizliklerin uzamasının açtığı fırsat aralığı, bir bakıma devam ediyor. Ancak düşük büyümeye yapısal sorunları derinleştireceği için uzun süre katlanmamız zor; öte yandan mevcut yapımızla cari açığı arttırmadan büyüme imkanı da yok gibi. İşin kötüsü, bir ara kurtulma belirtileri gösterdiğimiz kısa vade sarmalına yeniden giriyoruz ...Devamı >>

Yorum | Haziran 2012 | Adnan  NAS

Bu Şi̇rket Ölçekleri̇yle İşi̇mi̇z Zor
Avrupa’da ve ABD’de toparlanma süresi beklentilerin ötesinde uzuyor, özellikle Avrupa’da daha da uzayacak gibi. Çünkü Avrupa’da sorun sadece ekonomi ile ilgili olmaktan çıkıp, sosyal, kültürel ve siyasal boyutlarıyla bir sistem krizi haline dönüşme potansiyeli taşıyor. Türkiye ise kısa vadede kendi açısından da işleri güçleştirecek, fakat uzun vadede dünya düzeninde yeniden ve daha iyi konumlanmasına izin verecek fırsat dönemini uzatacak bu durumdan yararlanabilecek bir stratejik hazırlık ve kararlılık içinde görünmüyor ...Devamı >>

Yorum | Mayıs 2012 | Adnan  NAS

Modelsi̇z Başarı Hi̇kayesi̇ Zor
Artık klasikleşip kanıksanan bir haftayı daha geride bıraktık. Bu ifadeyle kasdımız, hem abartıyı seven toplumsal kültürümüzden kaynaklanan, hem de uzlaşı ve ortaklaşmadan çok çatışma ve farklılaşma odaklı parçalanmış yapımızı yansıtan bol gürültülü ama oldukça sığ yazılı ve görsel medya gündemi. Bu derginin öncelikli konusu olmayan sosyal ve siyasal gündemdeki sayısız örneği bir yana bıraksak bile, daha teknik ve dengeli olması beklenen ekonomi ve iş hayatı ile ilgili haberlerin türü ve derinlikten yoksun içeriği hiç de doyurucu değil ...Devamı >>

Yorum | Nisan 2012 | Adnan  NAS

Tek Boyutlu Çözümlerin Tehlikesi
Geçenlerde yabancı bir dostumla konuşurken, Türkiye ile yıllar boyunca kurdukları ilişkiler sırasında pekişen bir izleniminden söz etti: Pek az ülkede görülecek bir “toplumsal refah özlemi ve kişisel yükselme tutkusu”nun yaygınlığı. Bunun kontrolsüz bir tüketim eğilimini besleme gibi olumsuz taraflarının da, iyi ve doğru yönetilebilirse emsalsiz bir gelişme ve büyüme dinamiğine dönüştürülebileceği gibi olumlu sonuçlarının da olabileceğinde uzlaştık ...Devamı >>

Yorum | Mart 2012 | Adnan  NAS

Strateji̇si̇z Ancak Bu Kadar
1980 sonrasında başlayan liberalleşme ve küresel piyasalara açılma politikalarından bu yana, az değil, otuz yıl geçmiş. Bu rota değişikliğinin isabetli ve hatta gecikmiş bir karar olduğu üzerinde fazla bir tartışma yok, ama bu otuz yılın özellikle benzer deneyimi yaşayan diğer ülkelerdeki başarı hikayelerine kıyasla ne kadar iyi değerlendirildiği tartışmaya oldukça açık ...Devamı >>

Yorum | Şubat 2012 | Adnan  NAS

Yerli̇ ve Küresel Yatırımcı Gözüyle Durum
ABD ve Avrupa’da yeni yılın ilk ayında belirgenleşen genişletici para politikaları küresel risk iştahını ve fon akımlarını kamçılarken, bu gelişmelerden önce iş dünyamızın değişik kesimlerinde tamamlanan 2011 sonuçları ve yeni yıl ile beklentiler konusundaki anket sonuçları da açıklandı. Artık iskambil falını andıran geleceğe yönelik farklı projeksiyonlar arasında karışan kafalarımızı biraz olsun rahatlatacak bir dayanağımız da var: Henüz küresel belirsizlik yoğun ve beklentiler daha karamsar iken ortaya çıkan sonuçlar ve şekillenen beklentiler ile yeni ortaya çıkan ve olumlu sinyaller içeren gelişmelerin toplamından en azından psikolojik olarak önümüze bakabilecek bir değerlendirme açısı yakalayabiliriz. Tabii piyasa aktörleri ile birlikte bu değerlendirmenin de doğru çıkmama ihtimalini göze alarak...Devamı >>

Yorum | Ocak 2012 | Adnan  NAS

Teşvi̇kte Takıntıdan Strateji̇ye
Bizim ülkemizde teşvik öylesine yaygınlaşmış ve kökleşmiş bir söz ki, neredeyse iş yapış tarzının doğal bir parçası ve ekonomik faaliyetin temel yasalarından biri gibi algılanıyor. Yanlış anlaşılmasın, yatırım yapmanın ve girişimciliğin barındırdığı bunca riske üstelik yeterince gelişmemiş bir yatırım ortamında katlananların destek talebinde bulunması son derece doğal...Devamı >>

Yorum | Aralık  2011 | Adnan  NAS

Gündemi̇ Deği̇şti̇rdi̇k, Sıra Kararlı Eylemde
Çok da uzak olmayan bir geçmişteki gündemimizle son yıllardaki gündemimiz arasında büyük fark olduğu, dikkatli her gözün kolaylıkla görebileceği kadar açık. Seksenli yılların bir bölümünde çalkantılı ve sıkıntılı bir dönemin ardından yaşanan silkiniş te, muhtemelen hantal toplumsal dinamiklerin tutucu tepkisinin ağır basmasıyla, yarıda kaldı....Devamı >>

Yorum | Kasım  2011 | Adnan  NAS

Yöneti̇m Beceri̇si̇nden Atılım İradesi̇ne Yükselmek
Son on yıla ilişkin tartışma ve spekülasyonlar ne olursa olsun yerli yabancı çevrelerin genellikle mutabık oldukları konulardan biri, reform hevesindeki azalmaya ve küresel krizin yol açtığı sendelemeye rağmen, ülkenin bu zaman kesitinde oldukça parlak bir ekonomik performans gösterdiğidir....Devamı >>

Yorum | Ekim  2011 | Adnan  NAS

Tesadüfî Deği̇l Si̇stemli̇ Başarı Önemli
Toplum olarak en fazla enerji ve zaman harcadığımız alanlardan biri olan futbolda düş kırıklığı yaşadığımız yeni bir ayı geride bırakırken, milli maç öncesinde ve sonrasında yapılan yorumlar, başka bir gerçeği çağrıştırdı. Ülkelerin çeşitli alanlardaki performans düzeylerini belirleyen faktörlerin büyük bir bölümünün aynı ya da benzer olduğu gerçeğini....Devamı >>

Yorum | Ekim 2011 | Adnan  NAS

Kesi̇nti̇si̇z Reform ve Yerli̇ Çıpa
Son yirmi yılda önemi daha iyi anlaşılan ve sadece üretmeyi değil, neyi nasıl üreteceğimizin de bilinmesini gerektiren yeni gelişme ve büyüme yaklaşımı çerçevesinde yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanan yapısal zafiyetler ya da bunları gidermek için girişilecek reformlar konusunun dilimize ve zihnimize yerleşmiş olması kuşkusuz iyi bir şey. Ne var ki bunlara ilişkin ortak bir toplumsal iradenin
oluşturulmasında başarı sağlanamazsa iki sakınca ortaya çıkıyor. Birincisi işler konjonktürel nedenlerle yolunda gittiğinde reform sürecinin kesintiye uğraması ve hız kaybetmesi, ikincisi de düzenlemeler yapılsa bile uygulamaların eski koşullanmaların ve yaklaşımlarınetkisiyle farklı bir doğrultuda ilerlemesi. Bizde de bunun böyle olduğunu vergi ve sosyal güvenlik reformlarından kamu mali yönetimi reformuna, kayıtdışından tarım kesiminin dönüşümüne, eğitim sisteminden ölçek ya da teknoloji üretimi ile ilgili darboğazlara kadar pek çok alanda görüyoruz... Devamı >>

Yorum | Eylül 2011 | Adnan  NAS

Kesi̇nti̇si̇z Reform ve Yerli̇ Çıpa
Son yirmi yılda önemi daha iyi anlaşılan ve sadece üretmeyi değil, neyi nasıl üreteceğimizin de bilinmesini gerektiren yeni gelişme ve büyüme yaklaşımı çerçevesinde yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanan yapısal zafiyetler ya da bunları gidermek için girişilecek reformlar konusunun dilimize ve zihnimize yerleşmiş olması kuşkusuz iyi bir şey. Ne var ki bunlara ilişkin ortak bir toplumsal iradenin
oluşturulmasında başarı sağlanamazsa iki sakınca ortaya çıkıyor. Birincisi işler konjonktürel nedenlerle yolunda gittiğinde reform sürecinin kesintiye uğraması ve hız kaybetmesi, ikincisi de düzenlemeler yapılsa bile uygulamaların eski koşullanmaların ve yaklaşımlarınetkisiyle farklı bir doğrultuda ilerlemesi. Bizde de bunun böyle olduğunu vergi ve sosyal güvenlik reformlarından kamu mali yönetimi reformuna, kayıtdışından tarım kesiminin dönüşümüne, eğitim sisteminden ölçek ya da teknoloji üretimi ile ilgili darboğazlara kadar pek çok alanda görüyoruz... Devamı >>

Yorum | Ağustos 2011 | Adnan  NAS

Kesi̇nti̇si̇z Reform ve Yerli̇ Çıpa
Son yirmi yılda önemi daha iyi anlaşılan ve sadece üretmeyi değil, neyi nasıl üreteceğimizin de bilinmesini gerektiren yeni gelişme ve büyüme yaklaşımı çerçevesinde yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanan yapısal zafiyetler ya da bunları gidermek için girişilecek reformlar konusunun dilimize ve zihnimize yerleşmiş olması kuşkusuz iyi bir şey. Ne var ki bunlara ilişkin ortak bir toplumsal iradenin
oluşturulmasında başarı sağlanamazsa iki sakınca ortaya çıkıyor. Birincisi işler konjonktürel nedenlerle yolunda gittiğinde reform sürecinin kesintiye uğraması ve hız kaybetmesi, ikincisi de düzenlemeler yapılsa bile uygulamaların eski koşullanmaların ve yaklaşımlarınetkisiyle farklı bir doğrultuda ilerlemesi. Bizde de bunun böyle olduğunu vergi ve sosyal güvenlik reformlarından kamu mali yönetimi reformuna, kayıtdışından tarım kesiminin dönüşümüne, eğitim sisteminden ölçek ya da teknoloji üretimi ile ilgili darboğazlara kadar pek çok alanda görüyoruz... Devamı >>

Yorum | Temmuz 2011 | Adnan  NAS

Kesi̇nti̇si̇z Reform ve Yerli̇ Çıpa
Son yirmi yılda önemi daha iyi anlaşılan ve sadece üretmeyi değil, neyi nasıl üreteceğimizin de bilinmesini gerektiren yeni gelişme ve büyüme yaklaşımı çerçevesinde yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanan yapısal zafiyetler ya da bunları gidermek için girişilecek reformlar konusunun dilimize ve zihnimize yerleşmiş olması kuşkusuz iyi bir şey. Ne var ki bunlara ilişkin ortak bir toplumsal iradenin
oluşturulmasında başarı sağlanamazsa iki sakınca ortaya çıkıyor. Birincisi işler konjonktürel nedenlerle yolunda gittiğinde reform sürecinin kesintiye uğraması ve hız kaybetmesi, ikincisi de düzenlemeler yapılsa bile uygulamaların eski koşullanmaların ve yaklaşımlarınetkisiyle farklı bir doğrultuda ilerlemesi. Bizde de bunun böyle olduğunu vergi ve sosyal güvenlik reformlarından kamu mali yönetimi reformuna, kayıtdışından tarım kesiminin dönüşümüne, eğitim sisteminden ölçek ya da teknoloji üretimi ile ilgili darboğazlara kadar pek çok alanda görüyoruz... Devamı >>

Yorum | Haziran 2011 | Adnan  NAS

Kesi̇nti̇si̇z Reform ve Yerli̇ Çıpa
Son yirmi yılda önemi daha iyi anlaşılan ve sadece üretmeyi değil, neyi nasıl üreteceğimizin de bilinmesini gerektiren yeni gelişme ve büyüme yaklaşımı çerçevesinde yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanan yapısal zafiyetler ya da bunları gidermek için girişilecek reformlar konusunun dilimize ve zihnimize yerleşmiş olması kuşkusuz iyi bir şey. Ne var ki bunlara ilişkin ortak bir toplumsal iradenin
oluşturulmasında başarı sağlanamazsa iki sakınca ortaya çıkıyor. Birincisi işler konjonktürel nedenlerle yolunda gittiğinde reform sürecinin kesintiye uğraması ve hız kaybetmesi, ikincisi de düzenlemeler yapılsa bile uygulamaların eski koşullanmaların ve yaklaşımlarınetkisiyle farklı bir doğrultuda ilerlemesi. Bizde de bunun böyle olduğunu vergi ve sosyal güvenlik reformlarından kamu mali yönetimi reformuna, kayıtdışından tarım kesiminin dönüşümüne, eğitim sisteminden ölçek ya da teknoloji üretimi ile ilgili darboğazlara kadar pek çok alanda görüyoruz... Devamı >>

Yorum | Mayıs 2011 | Adnan  NAS

Kesi̇nti̇si̇z Reform ve Yerli̇ Çıpa
Son yirmi yılda önemi daha iyi anlaşılan ve sadece üretmeyi değil, neyi nasıl üreteceğimizin de bilinmesini gerektiren yeni gelişme ve büyüme yaklaşımı çerçevesinde yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanan yapısal zafiyetler ya da bunları gidermek için girişilecek reformlar konusunun dilimize ve zihnimize yerleşmiş olması kuşkusuz iyi bir şey. Ne var ki bunlara ilişkin ortak bir toplumsal iradenin
oluşturulmasında başarı sağlanamazsa iki sakınca ortaya çıkıyor. Birincisi işler konjonktürel nedenlerle yolunda gittiğinde reform sürecinin kesintiye uğraması ve hız kaybetmesi, ikincisi de düzenlemeler yapılsa bile uygulamaların eski koşullanmaların ve yaklaşımlarınetkisiyle farklı bir doğrultuda ilerlemesi. Bizde de bunun böyle olduğunu vergi ve sosyal güvenlik reformlarından kamu mali yönetimi reformuna, kayıtdışından tarım kesiminin dönüşümüne, eğitim sisteminden ölçek ya da teknoloji üretimi ile ilgili darboğazlara kadar pek çok alanda görüyoruz... Devamı >>

Yorum | Nisan 2011 | Adnan  NAS

Kesi̇nti̇si̇z Reform ve Yerli̇ Çıpa
Son yirmi yılda önemi daha iyi anlaşılan ve sadece üretmeyi değil, neyi nasıl üreteceğimizin de bilinmesini gerektiren yeni gelişme ve büyüme yaklaşımı çerçevesinde yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanan yapısal zafiyetler ya da bunları gidermek için girişilecek reformlar konusunun dilimize ve zihnimize yerleşmiş olması kuşkusuz iyi bir şey. Ne var ki bunlara ilişkin ortak bir toplumsal iradenin
oluşturulmasında başarı sağlanamazsa iki sakınca ortaya çıkıyor. Birincisi işler konjonktürel nedenlerle yolunda gittiğinde reform sürecinin kesintiye uğraması ve hız kaybetmesi, ikincisi de düzenlemeler yapılsa bile uygulamaların eski koşullanmaların ve yaklaşımlarınetkisiyle farklı bir doğrultuda ilerlemesi. Bizde de bunun böyle olduğunu vergi ve sosyal güvenlik reformlarından kamu mali yönetimi reformuna, kayıtdışından tarım kesiminin dönüşümüne, eğitim sisteminden ölçek ya da teknoloji üretimi ile ilgili darboğazlara kadar pek çok alanda görüyoruz... Devamı >>

Yorum | Mart 2011 | Adnan  NAS

Kesi̇nti̇si̇z Reform ve Yerli̇ Çıpa
Son yirmi yılda önemi daha iyi anlaşılan ve sadece üretmeyi değil, neyi nasıl üreteceğimizin de bilinmesini gerektiren yeni gelişme ve büyüme yaklaşımı çerçevesinde yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanan yapısal zafiyetler ya da bunları gidermek için girişilecek reformlar konusunun dilimize ve zihnimize yerleşmiş olması kuşkusuz iyi bir şey. Ne var ki bunlara ilişkin ortak bir toplumsal iradenin
oluşturulmasında başarı sağlanamazsa iki sakınca ortaya çıkıyor. Birincisi işler konjonktürel nedenlerle yolunda gittiğinde reform sürecinin kesintiye uğraması ve hız kaybetmesi, ikincisi de düzenlemeler yapılsa bile uygulamaların eski koşullanmaların ve yaklaşımlarınetkisiyle farklı bir doğrultuda ilerlemesi. Bizde de bunun böyle olduğunu vergi ve sosyal güvenlik reformlarından kamu mali yönetimi reformuna, kayıtdışından tarım kesiminin dönüşümüne, eğitim sisteminden ölçek ya da teknoloji üretimi ile ilgili darboğazlara kadar pek çok alanda görüyoruz... Devamı >>

Yorum | Şubat 2011 | Adnan  NAS

Kesi̇nti̇si̇z Reform ve Yerli̇ Çıpa
Son yirmi yılda önemi daha iyi anlaşılan ve sadece üretmeyi değil, neyi nasıl üreteceğimizin de bilinmesini gerektiren yeni gelişme ve büyüme yaklaşımı çerçevesinde yaygın bir şekilde tartışılmaya başlanan yapısal zafiyetler ya da bunları gidermek için girişilecek reformlar konusunun dilimize ve zihnimize yerleşmiş olması kuşkusuz iyi bir şey. Ne var ki bunlara ilişkin ortak bir toplumsal iradenin
oluşturulmasında başarı sağlanamazsa iki sakınca ortaya çıkıyor. Birincisi işler konjonktürel nedenlerle yolunda gittiğinde reform sürecinin kesintiye uğraması ve hız kaybetmesi, ikincisi de düzenlemeler yapılsa bile uygulamaların eski koşullanmaların ve yaklaşımlarınetkisiyle farklı bir doğrultuda ilerlemesi. Bizde de bunun böyle olduğunu vergi ve sosyal güvenlik reformlarından kamu mali yönetimi reformuna, kayıtdışından tarım kesiminin dönüşümüne, eğitim sisteminden ölçek ya da teknoloji üretimi ile ilgili darboğazlara kadar pek çok alanda görüyoruz... Devamı >>

Devamı >>Yorum | Ocak 2011 | Adnan  NAS

Normalleşme Deği̇l Farklılaşma Dönem
Bazılarınız hatırlayacaktır, çok eskiden değil daha 2000’lerin öncesinde en büyük özlemlerimizden biri
“ekonomide normalleşme” idi. Esas itibariyle “gerçek ve çağdaş bir piyasa ekonomisi” niteliğine kavuşmayı kastediyorduk bununla ve önümüzde hemen bütün kurumlarıyla işleyen örnekler vardı. Oysa bugün dozu giderek artan ve pek çok alana yayılan bir belirsizlikler yumağı ile kuşatılmış durumdayız. Üstelik karşılaştığımız sorunlar açısından elimizde hazır modeller ve şablonlar yok, bildiğimiz formüller yetersiz kalıyor. Gelişmekte olan ülkeler içindeki konumumuzu pozitif anlamda farklılaşarak yükseltmek için uygun ortamın ve koşulların en fazla bir araya geldiği bu dönemde, yani önümüzdeki birkaç yılda, hem konjonktürel risklerin yönetimi hem de ekonomik yapının temellerini güçlendirmek için ihtiyaç duyacağımız stratejik beceri ve yaratıcı akıl, bu açıdan da hayati önem kazanıyor... Devamı >>

Yorum | Aralık 2010 | Adnan  NAS

Kredi̇ Notu, Sıcak Para ve Esas Sorun
Son yıllarda sık sık gündeme gelen ve hepimizin canını sıkan bir konu var. Ülkenin kredi ya da yatırım notu diye özetlenebilecek ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptıkları değerlendirmeyi yansıtan puanlamanın (rating’in), gerçekte hak ettiğimiz düzeyin çok altında olduğunu, gösterdiğimiz olumlu performansa rağmen bunun yükseltilmesinde cimri davranılmasının ardında kötü niyet de olabileceğini düşünüyoruz. Ateşli ve öfkelenmeye teşne bir toplum olarak da, konunun daha başka yönleri olabileceği üzerinde fazla durmadan kestirip atmayı seviyoruz. Üstelik şimdilerde batı sistemi uzun sürecek bir diş tedavisinde bulunduğundan böyledüşüncelere taraftar bulmak da kolay ... Devamı >>

Devamı >>Yorum | Kasım 2010 | Adnan  NAS

Eylemsi̇zli̇k ve Erteleme Ri̇ski
Anlaşılan o ki Türkiye, üzerinde toplu uzlaşmanın zaman alacağı yeni uluslararası ilişkiler ve yönetişim düzeninin şekillenmesi sürecinde, kendi aktif ve stratejik hamlesini 2011’deki genel seçimler sonrasına bırakıyor. Aradaki sürede de riskler kontrol edilmeye çalışılarak büyüme trendi ve istihdam düzeyi açısından olumsuz gelişmelerin engellenmesi hedeflenecek. Dikkatli bakılırsa Orta Vadeli Program’da yapılan projeksiyonlar da bu tercihi yansıtıyor ... Devamı >>

Yorum | Ekim 2010 | Adnan  NAS

Avantaj ve Sorumluluk
Geçmişte kaçırdığı pek çok trene rağmen, 2001 sonrasında sergilediği performans ve küresel kriz ile birlikte gelişmiş ülkeler grubunun bizim de içinde bulunduğumuz dinamik yükselen ekonomiler karşısında uğradığı ivme kaybı nedeniyle, Türkiye’nin yeni fırsat treninin güzergahı için seçilen duraklardan biri olduğunu çeşitli yönleriyle uzun süredir vurguluyoruz. Yeni şekillenen dünya düzeninde, küresel ekonominin genişletilmiş yönetim kurulu’na dönüşmekte olan G-20 bir parçası olduğumuz gibi, şimdi de güçlendirilmiş finans koordinatörlüğü konumundaki IMF’nin icra komitesi üyeliği için en güçlü adaylardan biriyiz ... Devamı >>

Yorum | Eylül 2010 | Adnan  NAS

Gi̇ri̇şi̇mci̇ye Ejder Sermayesi
Ülkemiz konjonktürel risklerden kaçınarak büyüme yolculuğunu sürdürmeye çalışırken, yörüngeden çıkmamak için yapısal dönüşümü hızlandırmak gerektiğinden sık sık söz ediyoruz. Ana hatlarıyla rekabetçilik ve verimlilik başlıkları altında toplanabilecek olan ve yıllardan beri tek tek irdelediğimiz pek çok yapısal sorunumuz var.Kamu yönetimleri ne kadar başarılı olursa olsun, iç dinamikler harekete geçirilmezse bu sorunların aşılması mümkün değil ... Devamı >>

Yorum | Ağustos 2010 | Adnan  NAS

Siyaset Dışında da Seçim Şart
Kriz sonrasında oluşan bulanık küresel konjonktürün Türkiye için potansiyel bir avantaj barındırdığı artık oldukça açık. Bu, bir yandan küresel dengelerdeki büyük kaymadan yani finans sistemindeki çöküş ve yaşlı nüfus gibi yapısal sorunlar nedeniyle derin borç ve bütçe darboğazlarıyla boğuşan gelişmiş batı ülkelerinden böyle sorunları bulunmayan diğer G-20 ülkelere geçen cazibe unsurları, diğer yandan Türkiye’nin 2001 krizi sonrasında uyguladığı basiretlipolitikalar ve gösterdiği performans nedeniyle böyledir. Ne var ki bu potansiyel avantajın gerçek bir üstünlüğe dönüştürülmesi, hem para ve maliye politikalarında dikkat ve özenin sürdürülmesini hem de daha önemlisi büyümeyi sürdürülebilir kılmak ve risk primini düşürmek için kararlı bireylem programı yürütülmesini gerektirir ... Devamı >>

Yorum | Temmuz 2010 | Adnan  NAS

Kollektif Akıl ve Rekabet Kültürü
Uzun zamandır kriz sonrasında yeniden şekillenecek olan dünya düzeninde kendini iyi konumlandırmak için Türkiye’nin önünde fırsatlar olacağını, kolektif akıl ve stratejik kararlılıkla bunları iyi değerlendirmek gerektiğini belirtiyoruz. Ancak kabul edelim ki kolektif akıl ve stratejik kararlılık, şimdiye kadar geçmişte çok iyi sınav verdiğimiz alanlar değil. Yani içinde bulunduğumuz zamanda pek çok bakımdan ilk defa başarmamız gereken testler, aşmamız gereken çıtalar olacak. Geçtiğimiz hafta sonunda Toronto’da toplanan G-20 zirvesi öncesinde ABD, finans sistemi ve sektörü ile ilgili etraflı önlem paketini uzun tartışmalardan sonra Kongre’de karara bağlayarak, Çin de Yuan’ın - Euro’nun dolar karşısında değer yitirmesi sayesinde - sınırlı bir ölçüde değerlenmesine izin vererek küresel düzende yeni bir dengeye doğru adımlarını hızlandırdılar ... Devamı >>

Yorum | Haziran 2010 | Adnan  NAS

Küresel Yatırımcıların Türkiye’ye Bakışı
Dünyada ve bölgemizde yaşanan çok boyutlu gelişmeler, tarihin hızlandığı dönemlerden birinde olduğumuzun açık habercisi. İlk bakışta küreselleşmeye ters düştüğü izlenimini veren gelişmiş ülkelerdeki içe kapanma ve daraltıcı kontrol politikaları uygulama eğilimi, aslında şekillenmekte olan yeni küresel düzenin öncü dalgaları. Bu nedenle Türkiye, yeni yeni yerleşmekte olduğu kalıcı denge ve büyüme rotasından sapmamak için, bir yandan içerde mutfağı düzeltme, diğer yandan dünya ekonomisindeki denge değişikliklerine ve güç kaymalarına paralel strateji arayışlarını sürdürmek zorunda ... Devamı >>

Yorum | Mayıs  2010 | Adnan  NAS

Finans Sistemine Küresel Mevzuat
Piyasaların ve ekonominin küreselleştiği artık sade vatandaşın da bildiği bir şey ama ekonominin yönetiminin de küreselleşmesi oldukça yeni ve her geçen gün artan belirtileri henüz tartışılmaya başlayan bir gelişme. Özellikle son finans krizinin beklenmeyen boyutlarda küresel özellikleri ve etkileri, bu tartışmaya ciddi ve kalıcı bir nitelik kazandırıyor. 80’li yıllardan itibaren uluslararası ekonomi ile bütünleşme sürecini başlatan ve o zamandan beri, kesik kesik de olsa, bu yörüngeden sapmamayı üstelik bünyesini ve rekabetçiliğini güçlendirerek başaran Türkiye de stratejilerini şekillendirirken bu gelişmeyi dikkatle izlemek ve kendini ona göre konumlandırmak zorunda. Kaldı ki yeni düzende bir G-20 üyesi olarak sadece pasif bir izleyicilik ile de yetinmemek, aktif ve sorumlu bir yönetim ortağı olmak durumunda... Devamı >>

Yorum | Nisan  2010 | Adnan  NAS

Gerçek Verimlilik ARGE'de
Ülkenin sosyal, siyasal ve ekonomik olarak en geniş kabul gören sorunu olan işsizlik, malum, aynı zamanda nasıl azaltılacağı en az bilinen sorun. Ancak bunun çözümünü güçleştiren faktörlerden birinde, işgücü verimliliğinde de gidecek uzun yolumuz olduğu da açık. Nitekim 2002 – 2007 arası hızlı büyüme döneminde istihdamın artmayışı, işgücü verimliliğinin artmasına bağlanmıştı. Ne var ki bu artışın gerisinde üretim artışının yeni işgücü istihdam edilmeden gerçekleştirilmesi ya da aynı üretimin işçi çıkararak gerçekleşmesi yatıyordu. Başka bir deyişle verimlilik artışı, üretim süreçlerinin daha fazla katma değer üretecek şekilde değiştirilmesinden ya da teknolojik ilerlemeden kaynaklanmıyordu. Bu tür bir verimlilik artışının ise, yapı değişmeksizin ve aynı teknoloji düzeyinde bir sınırının bulunduğu belli. Üretim yapısının bilgi içeriğini ve teknoloji kullanım düzeyini arttırmak, hem büyümeyi sürdürülebilir kılmanın ve rekabet yeteneğini güçlendirmenin, hem de işsizliği belli bir vade içinde aşağı çekmenin başlıca yolu gibi görünüyor... Devamı >>

Yorum | Mart 2010| Adnan  NAS

Mali̇ Kural Neden Önemli?
Türkiye’nin 2001 sonrasında gerçekleştirdiği ekonomik başarıda başlıca faktörlerden birinin, hatta kendi kontrolündeki faktörlerin birincisinin mali disiplin olduğunda sanırım herkes hemfikir. Son iki yılda oluşan bozulma boyunca tümüyle terk edilmese de zorlandığı ve dolaysız vergiler gibi negatif yan etkilere yol açan çarelere fazla yaslandığı için sürdürülebilirliği üzerinde kuşkular doğduğu da açık. IMF ile uzun zamandır sürdürülen görüşmelerin belirsizliği de, tamamen olmasa bile kısmen, bu konuda ortak bir görüş bulunmamasına yorulabilir. Buna bir de ekonomideki her türlü canlanmanın cari açığı yeniden büyüteceği gerçeğini ve yapısal dönüşüme yönelik reformların yavaşlamış olmasını eklersek, kamu yönetiminin mali disipline bağlılık konusundaki kararlılığının inandırıcı bir şekilde ortaya konmasının ve piyasalardaki karar vericilerin güveninin sağlanmasının önemi artıyor. Bu aşamada, son iki yılda sıkça zikredilen “mali kural” ın gündemin önsırasına taşınması doğal...Devamı>>

Yorum | Şubat 2010| Adnan  NAS

Mali̇ye Poli̇ti̇kalarında Karar Zamanı
Farkında mısınız bilmem, küresel kriz ile birlikte belirgin olarak ağırlık kazanan bir eğilim maliye politikalarının öne çıkması ve önem kazanması. Aslında bu biraz da, Mazhar Alanson’un şarkısındaki gibi, mecburiyetten. Düşük enflasyon ve krize karşı alınan tedbirlerle neredeyse sıfıra yaklaşan faizler, pek de tercih edilmeyen döviz kuru politikaları dışında fazla bir para politikası manevrasına imkan vermiyor. Bizim gibi ülkelerde ise göreceli olarak daha yüksek enflasyon ve faiz düzeyleri söz konusu olsa da, bunların daha da aşağıya çekilmesi yapısal nedenlerle imkansız gibi. Ancak para politikası açısından gelişmiş batıya benzeyen durum, sıra maliye politikasına gelince sık sık değinmekte olduğumuz yapısal ve kurumsal nedenlerle batıda olduğundan dahakarmaşık bir hal alıyor...Devamı>>

Yorum | Ocak  2010| Adnan  NAS

Belirsizliğin Gizlediği Fırsat
2010 yılında hem dünya hem de Türkiye ekonomisi ile ilgili pek çok soru işareti canlılığını korur ve kestirme tahminler yapmayı güçleştirirken, İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olması ile ilgili olarak düzenlenen etkinlikler, ülkenin bir türlü hayata geçirilemeyen potansiyelinin değerlendirilmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatan başarılı bir organizasyon oldu. Ancak kötü hava koşullarına rağmen yedi ayrı merkezde yapılan etkinlikleri izlemeye koşan canlı ve dinamik kalabalıkların yüzlerinden taşan enerjiyi görüp biraz hüzünle hatırladığımız bir başka şey de, bu potansiyeli kullanıp yönlendirmede sergilediğimiz beceri noksanlığı. Sürekli altını çizip durduğumuz vizyon, strateji ve dönüşüm programı da esas itibariyle bu noksanlığı gidermek için gereklidir. Hazır sadece konjonktür değil, bütün küresel düzen köklü bir değişimin sancılarını çekerken biz de sadece kriz öncesi durumumuza dönmeye çalışmakla yetinmemeli, aksine o zaman çözmekte sıkıntı çektiğimiz kronik sorunlarımızı yeni koşullarda belki de daha kolay aşabileceğimizin ayırdına varmalıyız...Devamı>>

Yorum | Aralık  2009 | Adnan  NAS

Yol Belli Olsa Zaman Uygun
Bazı tespitler var ki, “çok doğru ama biz bunları zaten biliyorduk” hissi uyandırsa da, ısrarla tekrar edilmesinde büyük yarar var. Özellikle bizim geleneksel arızalarımızdan biri olan kolektif odak dağılmasından kaçınmak için, daha da önemlisi ekonominin bütün aktörlerinin üzerinde uzlaştığı bir yol haritasının belirlenmesi için artık temel gündemden uzak ayrıntılarda karmaşık tartışmalarla vakit yitirmemek, hele rekabetçilik ve verimlilik arayışını boş verip mevcut sınırlı kaynaklardan pay kapmak gibi yanlış önceliklerle uğraşmamak gerekiyor. Aslında Türk ekonomisinin kriz öncesinde başlayan ve büyüme performansının sürdürülebilirliğini tartışmalı kılan yavaşlama ve büzülme süreci krizle birlikte hızlanıp daralmaya dönüşmüş, ama bu arada küresel düzen de alt üst olduğu için zaten yapmak zorunda olduğu yapısal dönüşüm ve atılım için eskisinden daha uygun bir fırsat ortamı yakalamış ve zaman kazanmıştır. Ne var ki bu fırsatı ve zamanı iyi kullanmak bize kalmıştır ... Devamı >>

Yorum | Kasım  2009 | Adnan  NAS

Çözüm Kamu Özel İşbirliğinde
Krizin, en azından şimdiye kadar bildiğimiz görünümüyle, hafiflemeye başlaması, her ülkenin yeni dönemde ve yeni küresel koşullarda konumunu belirleme çabasında ayrışması, yani kurallar ne kadar ortak olursa olsun performanslarda her koyunun kendi bacağından asılması sürecinin de başladığına işaret ediyor. Türkiye’nin bu süreci avantajlı sonuçlandırabilmesi için hem yapısal reformları süratle tamamlamayı, hem de büyüme dinamiklerini yeniden hızlandırmayı amaçlayan zorlu bir programı gerçekleştirmesi gerektiğini, açıklanmış olan Orta Vadeli Program’ın bu kapsamlı yol haritasının sadece temkinli bir başlangıcı sayılabileceğini biliyoruz. Artık bütün temel politika alanlarında toplumsal enerjiyi uyumlu bir şekilde harekete geçirmek gibi başarılı örneklerini pek de görmediğimiz bir performans gerçekleştirmek gerekiyor ... Devamı >>

Yorum | Ekim  2009 | Adnan  NAS

Avantajlı Olmak Yetmez
Gelişmiş batı ülkelerinin yazılı ve görsel basınını izleyenler, bu krizin daha önceki devrevi ve konjonktürel krizlerden derin bir şekilde farklı olduğunun işaretlerini sık sık görüyor olmalı. Bütün tartışmalar, başta küresel dengesizlikler ve finansal kesimin işlevi ve sınırları olmak üzere sistemin temelleri üstünde yoğunlaşıyor. Belli ki sigortaları sağlamlaştırılmış olarak yeniden şekillendirilecek bir düzene geçiş sancılarını yaşıyoruz. ... Devamı >>

Yorum | Eylül 2009 | Adnan  NAS

Hem Sağlam Mali̇ye Hem Yatırım Cazi̇besi
Ekonomi gündeminin ağırlığının artacağı sonbahar aylarında maliye ve belki de para politikalarında ne gibi yeniliklerle karşılaşacağımızı henüz kestiremiyoruz. Ancak yetkililerin birbirini doğrulayan açıklamaları, IMF anlaşması olsa da olmasa da, mali disiplin kaygılarının yönlendireceği bir kamu maliyesi yönetiminin, krizin iç talep ve üretim üzerindeki olumsuz etkilerinde henüz hissedilir bir iyileşme olmamasına rağmen, çok daha güçlü ihtimal olduğunu gösteriyor. Para politikasında üstelik orta vadeyi içeren bir gevşeme tercihi ortaya konduğu, maliye politikasında benzer bir gevşemenin doğuracağı risk ve gevşek para politikasının başarı şartları arasında mali disiplinin zaten önaldığı düşünülürse böyle bir denge arayışının rasyonel olduğunu da kabul etmek gerekir. ... Devamı >>

Yorum | Ağustos 2009 | Adnan  NAS

Fırsat Yeniden Yapılanmaktır
Hep söyleriz, hem birey hem de firma bazında toplumsal reflekslerimiz abartılıdır; bu yüzden ekonomik gelişmeleri ve göstergeleri değerlendirirken siyah beyaz gibi uç renklerde dolaşmayı, gerçeğe daha yakın olan ve detay çalışması gerektiren gri tonlardan uzak durmayı tercih ederiz. Krizin küresel ve yerel düzeyde yarattığı belirsizliklerin kendi yapısal çözüm arayışlarımız ile çakıştığı bugün içinde bulunduğumuz durum da, büyük ihtimalle, ne iyimserlerimizin sandığı kadar iyi, ne de kötümserlerimizin sandığı kadar kötü ... Devamı >>

Yorum | Temmuz 2009 | Adnan  NAS

Ekonomide Diyet ve Yeni Hedefler
Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde yüzde 6.2 gibi keskin bir daralma yaşayan Türkiye ekonomisinde, bu yılın ilk çeyreğinde bunun iki katından fazla ikinci bir küçülme olduğunun ortaya çıkması, aslına bakarsanız, toplumda çok da yıkıcı bir etki yapmışa benzemiyor. Ülkemizi birinci çeyrek bağlamında geçen yıla göre küçültme rekortmenleri arasına sokan bu gelişmenin, genellikle beklentilerin de üstünde olmasına rağmen, büyük bir şaşkınlık yaratmamasının temelinde krizlere şerbetli ve kaderci oluşumuzun da etkisi var, esnekliği ve refleksleri yüksek bir ekonomik yapıya sahip oluşumuzun da ... Devamı >>

Yorum | Haziran 2009 | Adnan  NAS

Teşviklerde Büyük Adım ve Yeni Önlem Paketi
Nihayet kısa vadeyi aşan bir stratejik inisiyatif alabileceğimizin somut bir örneği önümüzde. Aslında 2007 den bu yana, artık kendi programımızı hazırlamanın vaktinin geldiği, rekabet yeteneğimizi artıracak ve kalıcı büyüme rotasına yerleşmemizi sağlayacak, yurtiçi katma değer üretimini ve işgücü verimliliğini yükseltecek böyle bir programın temel ayakları arasında kayıt dışının azaltılması ve vergi tabanının yaygınlaştırılması ile birlikte yeni bir teşvik sistemi tasarımının öne çıktığı biliniyordu...Devamı >>

Yorum | Mayıs 2009 | Adnan  NAS

Büyüme ve Rekabet İçin Reform
İster firma ölçeğinde, ister sektör ya da ulusal ekonomi ölçeğinde öne çıkmanın, rekabette kazanmanın yolunun kritik performans alanlarının birinde başkalarından açık bir şekilde farklı ve üstün olmaktan geçtiği bu işe kafa yoranlarca genellikle kabul edilir. Baktığımız açıya göre böyle bir kıyaslamaya esas olabilecek birkaç düzine faktör bulunabilir ama bunların tümünü üç temel kategori altında toplamak mümkündür: İnsan ve sermaye kaynakları, teknoloji ve yönetim ... Devamı >>

Yorum | Nisan 2009 | Adnan  NAS

Normalleşme Arayışında Yoruluyoruz
Hatırlıyorum 90’lı yılların bıktırıcı çalkantıları, yerli malı ve ithal krizleri sonrasında 2001 krizine doğru sürüklenirken özellikle İstanbul’da yoğunlaşan ekonomi tartışmalarının ana teması “normalleşme” arayışıydı. Aslında bu kavramdan çeşitli kesimlerin anladığı farklı da olsa, 80’li yılların başından yani Özal döneminden başlayarak adı konmadan hatta bazen inkar edilerek girişilen çabaların ve çatışmaların temelinde Türk ekonomisinin normalleştirilmesine dönük program denemeleri ile mevcut yapının direnç tepkilerinin bulunduğunu söylemek yanlış olmaz ... Devamı >>

Yorum | Mart 2009 | Adnan  NAS

Güven ve İletişim İhtiyacı
Artık dünya ile birlikte bizim de fazlasıyla hissettiğimiz küresel bunalımın son yirmi yılda karşılaştığımız önceki krizlerden farkı, finansal olmaktan çıkıp süratle kitlelerin günlük hayatlarını etkileyen ekonomik bir kriz halini alması. Moraller bozuk, çünkü reel piyasalar daralmış, stoklar ve borçlar artarken satışlar ve nakit akışı duraklamış durumda ... Devamı >>

Yorum | Şubat 2009 | Adnan  NAS

Daha Aktif Bir Kamu Yönetimi
Hep hayıflandık durduk ama bolluk dönemlerinde temel ve yapısal sorunların, bu alanlardaki zaafların ihmali, anlaşılan biraz da eşyanın tabiatı gereği. Ancak sıkıntılı zamanlarda, büyük ölçüde de mecburiyetten, mutfağımızı elden geçirmeye, risk yönetimine, maliyet kontrolüne ve bütçelemeye önem vermeye başlıyoruz. Ne var ki bu yaklaşım genellikle sıkıntının kapsamı ve süresi ile sınırlı kalıyor, yapıyı güçlendirmeye ve gelecekte ortaya çıkacak sıkıntıları daha kolay savuşturmaya yönelik köklü dönüşüm programına dönüşmüyor ... Devamı >>

Yorum | Ocak 2009 | Adnan  NAS

Daha Etkin Bir Karar Süreci İçin
Reel sektörde son iki ayda belirginleşen üretim ve işsizlik rakamlarındaki kötüleşme, krizin finans sistemindeki çöküş ile ilgili ilk dalgasının dışında kalmamızın, ikinci aşamayı yani reel kesimdeki sıkışmayı ilk dalgadan büyük hasar gören gelişmiş ülkeler ile eşanlı yaşamamıza engel olmayacağı yolundaki öngörümüzü doğruluyor ... Devamı >>

Yorum | Aralık 2008 | Adnan  NAS

Kriz ve Yapısal Dönüşüm
Yıl sonuna doğru dünyada krizin kaygı verici temposunda pek bir değişiklik yok iken Türkiye’de likidite ve döviz dengelerinde göreli bir istikrar gözleniyor. Bunda Merkez Bankası’nın artık likiditekrizi gündemine hakim olduğu inancı ile IMF ile anlaşma beklentisinin de kuşkusuz rolü var. Bundan sonra önceliklerin belirlenmesinde ve politikaların tasarımı ve uygulamasında hata yapılmadığı takdirde krizin, mümkün olabilecek en az hasarla atlatılabilmesi imkansız değil ... Devamı >>

Yorum |Kasım 2008 | Adnan  NAS

Krizden Çıkışta Seçici Olmalıyız
Öyle anlaşılıyor ki her şeyin ve herkesin dolaylı olarak da olsa birbirine bağlı ve risklerin de bulaşıcı olduğu bir dünyada, ulusal politikaların ve uygulamasının tasarımı sadece yurt içindeki durum, sorunlar ve ihtiyaçlar ile değil, uluslararası durum, koşullar ve eğilimler ile de ilgili geniş bilgi ve analiz gerektiriyor. Şimdi olduğu gibi tam anlamıyla küresel bir kriz konjonktürü, bu özelliğin sadece uzmanlar ve yöneticiler tarafından değil, geniş halk kitleleri tarafından da bir ölçüde anlaşılmasını, en azından hissedilmesini kolaylaştırıyor ... Devamı >>

Yorum |Ekim 2008 | Adnan  NAS

Krizden Sakınmak ve Sihirli Mevzuat Önerileri
Son iki yazımızı küresel finans krizinin bizi de etkileyecek bazı özelliklerine ve Türkiye ile ilgili yaptığı çağrışımlara ayırdık. Ancak kriz giderek öyle derinleşiyor ve fazla boyut kazanıyor ki artık bir süre için gündemin birinci sırasını yeni strateji ve program arayışından alacak gibi görünüyor. Biz yine de bu yeni zorluğun, yurtiçi katma değer üretimini ve ekonominin rekabet yeteneği ile yatırım cazibesini arttıracak dönüşüm programının önemini azaltmadığını, sadece programın gecikmesindeki maliyeti ve hayata geçirilmesindeki zorluk derecesini, dolayısıyla Türkiye’nin omuzlarındaki yükü büyüttüğünü savunuyoruz ... Devamı >>

Yorum | Eylül 2008 | Adnan  NAS

Fırsatlar Artarken Dağılmayalım
Bunca belirsizlik ve düzensizliğe rağmen, yeniden şekillenen dünya dengelerinde önce Ortadoğu’nun, şimdi ondan da fazla Avrasya’nın önem kazanması Türkiye’nin kalıcı büyüme ve istikrar özlemi için başarmak zorunda olduğu zorlu ve çok boyutlu dönüşümün fırsat değerini arttırıyor. Kamu ve özel kesimiyle ülkenin göstereceği performans, sadece rekabet gücünü ve dünya ligindeki konumunu yükseltmesi yönünden değil, halen yüz yüze olduğu ve muhtemelen önümüzdeki dönemde yenilerinin ekleneceği ekonomi dışı sorunları ile baş etme yeteneğini arttırması yönünden de önemli ... Devamı >>

Yorum | Ağustos 2008 | Adnan  NAS

Arazi Engebeli Reel Kesim Edilgen
Geçen yıl bu zamanlarda genel seçimlerin ardından yayınlanan bir yazımızda, yeni siyasi krizler yaratılmaz ve enerji israfına yol açılmazsa bile ekonomik istikrarın pekiştirilmesi, kalıcı büyümenin ve dolayısıyla yüksek katma değere yönelik ekonomik yapı dönüşümünün sağlanması gibi ağır bir gündemin yönetimi beklediğini, aynı günlerde yayınlanan ISO-500 verilerinin bu yöndeki kaygıları teyid ettiğini belirtmiştik. (24 Temmuz 2007 tarihli Dünya) Aynı listenin geçen hafta yayınlanan 2008 yılı versiyonu, iyimserlik aşılamayan bir yılın ardından bekleneceği gibi durumda olumlu bir değişiklik olmadığını, üstelik ortaya çıkan tablonun yakın gelecek ile ilgili umut verici yorumlara da pek imkan vermediğini gösteriyor ... Devamı >>

Yorum | Temmuz 2008 | Adnan  NAS

Yeni Bir Programın Eşiğinde
Türkiye, geçen yıla göre bilinmeyeni ve belirsizliği daha fazla, zorlu tercihlerin de fazlalaştığı bir döneme giriyor. Uluslararası finans piyasalarındaki kötüleşme bir yandan, içerde reform sürecindeki gereksiz yavaşlama diğer yandan önümüzdeki fırsatları azaltmış, tehlikeleri ve tehditleri arttırmış durumda. Üstelik geçen yılki seçimler ile aşacağımızı umduğumuz siyasal istikrarsızlık ihtimali, hem de daha ağırlaşmış bir halde, yeniden ortaya çıkmış bulunuyor.Ayrıca bu çok boyutlu risk ortamı, ideolojik yanı ağır basan sistem eleştirilerinin de daha sık seslendirilmesine ve daha fazla ciddiye alınmasına, dolayısıyla kafaların da iyice karışmasına çok müsait. Oysa kendi yarattığımız belirsizlikleri bir yana bırakırsak, yapılacak işler ve izlenecek yol haritası yönünden çok fazla değişiklik olduğu
söylenemez ... Devamı >>

Yorum | Haziran 2008 | Adnan  NAS

Genç İşsizliği ve Bilgi Toplumu
Geçtiğimiz ay 19 Mayıs Gençlik Bayramı’nı kutladık. Bayramları kutlamak, biraz da tatil anlamına geldiği için, severek yaptığımız bir iş ama anlamlarını yeterince düşündüğümüzü söylemek zor: Gerek eğitim sistemimizin kalitesi, gerekse işsizlik rakamlarında gençlerin artan payı gençlik politikalarında başarılı olmadığımızı ya da daha kötüsü bu konuda bilinçli bir politikamız olmadığını gösteriyor. Oysa hem dünyada genel kabul gören sınıflamalar altını çiziyor, hem de biz defalarca söyledik, Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda çok ihtiyaç duyacağı büyüme potansiyeli bakımından tek ayırt edici gücü genç ve dinamik nüfusu ... Devamı >>

Yorum | Mayıs 2008 | Adnan  NAS

BRIC ve BIZ
Dünyanın içinde bulunduğu durum, iktisatçıların içinden çıkmakta zorlandıkları, kimsenin geleceği tam olarak kestiremediği bulanık bir manzara arz ediyor. Aslında böyle durumlar, tehdit olduğu kadar, hangi ölçekte olursa olsun, kontrol edemeyecekleri değişkenlere karşı koruma önlemleri alan ve kontrol edebileceği değişkenlerle ilgili akıllı stratejiler belirleyebilen oyuncular için önemli fırsatlar da doğurabilir. Hele bizim gibi yumurta kapıya dayanmadan atılım yapmakta zorlanan ülkeler için, verimliliğe odaklanmak ve dağılımı değişmekte olan küresel kaynakları çekerek tasarruf yetersizliğini gidermek, böyle zamanlarda normal konjonktür dönemlerinden daha uygun bir zemin bulmuş olabilir. Üstelik gelişmeler, ileri ülkeler ile aramızda hiç kapanmayacak gibi duran mesafeleri kısaltırken ... Devamı >>

Yorum | Nisan 2008 | Nesrin  NAS

Bahar Yoğun Sisle Geldi
Bir önceki yıla göre daha soğuk ve yağışlı geçen kış mevsiminin ardından özlemle beklediğimiz bahar
bir türlü gelmiyor. Güneş, yoğun sis ve bulutların arasından sıyrılamıyor. Tıpkı havalar gibi, ekonomi ve siyasette de bulutlar dağılmıyor.Oysa 22 Temmuz seçimlerinin ve Cumhurbaşkanlığı krizinin aşılmasının ardından güneşin yüzünü,eski parlaklığında olmasa bile, göstereceğinden emindik. Ne oldu da sis daha da yoğunlaştı,yağmur bulutları fırtına bulutlarına dönüştü. Aslında bu sorunun cevabı oldukça basit. Global kriz ilk sinyallerini vermeye başladığında, biz her zaman yaptığımızı yaptık. Sorunu görmezden geldik, bize bir şey olmaz nakaratını söylemeye başladık. 2006 Mayısından sonra içine girdiğimiz rehavetten çıkmak istemedik.Yapmamız gerekenleri sürekli erteledik ... Devamı >>

Yorum | Mart 2008 | Adnan  NAS

Milli Gelirde Düzeltme ve Sonrası
Ülkemizde öteden beri en büyük sıkıntılardan biri ölçümleme ve istatistiktir. Bu nedenle gerek makroekonomi düzeyindeki, gerekse işletme düzeyindeki tartışmaların ve politika önerilerinin çok da fazla tutarlı ve anlaşılabilir olmadığına, hatta bazen ”entellektüel kıraathane söyleşileri” düzeyini pek fazla aşamadığına çokça tanık olmuşsunuzdur. Bu nedenle hafta sonunda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) nun açıkladığı yeni milli gelir ölçümü, muhtemelen iktisatçılarca çok tartışılacak olmasına rağmen, uzunca bir süredir birçok farklı karineden hareket ile bizim de kuşkulandığımız ve Türkiye’ye dışarıdan bakanların da çok defa sorgulama ihtiyacı duydukları bazı önemli rakamları değiştirince doğrusu çok da şaşırmadık ... Devamı >>

Yorum | Şubat 2008 | Adnan  NAS

Beklentiler ve Çıkış Yolu
2008 yılının nasıl geçeceği rakamların nasıl yönetileceğine değil, beklentilerin nasıl yönetileceğine bağlı.Sermayenin ve bilginin sınırsızca dolaşıma konu olduğu, hatta yakında nitelikli işgücünün de bu
sınırsız dolaşıma dahil olacağı 21.yüzyılda ekonomi yönetimi öncelikle beklentilerin yönetimidir. Hele bizim gibi hafızasında krizli,inişli çıkışlı ve acılı büyüme yolculuğu anıları oldukça taze olan toplumlarda beklenti yönetimi çok daha büyük önem arz eder. Beklentilerin kötüleşmesi, makro dengeler aksini söylese dahi bireylerin tüketici ve yatırımcı olarak tavırlarını değiştirmesi sonucunu doğurur. Harcamalar ve yatırımlar askıya alınır, büyüme yavaşlar ... Devamı >>

Yorum | Ocak 2008 | Dr. Nesrin NAS

Yeni Bir Yıla Girerken
2008 yılının ilk sayısında ,önümüzdeki yıla ilişkin bazı öngörülerimi siz değerli okuyucularımızla paylaşmak istiyorum. Geçen sayıda 2008’in zor bir yıl olmaya aday olduğunu, enflasyonla mücadele amaçlı para politikası ile ekonomik büyüme amacının 2006 Mayıs dalgalanmasından sonra çatışmaya başladığını 2007 yılının seçim yılı olması nedeniyle sıkı bütçe politikasından kısmen ödün verildiğini (2007’nin ilk yarısında kamu tüketimi yüzde 8, kamu yatırımları da yüzde 2.5 arttı), dolayısıyla enflasyon hedefinin tutturulamayacağını belirtmiştik ... Devamı >>

Yorum | Aralık 2007 | Adnan NAS

Fazla mı Hayalci ya da Kolaycıyız?
Hayal kurmak başarmanın ön şartıdır, hatta biraz abartarak, yarısıdır derler. Tamamen hemfikirim. Ancak burada kastedilen hedef koymak, ona inanmak ve gereğini yapmak, yani hedefe götürecek stratejileri ve eylem planlarını uygulamaktır. Ayrıca hedeflerin de doğru tespit edilmesi ve makul olması gerekir ... Devamı >>

Yorum | Kasım 2007 | Dr. Nesrin NAS

Ekonomide Yeni Strateji İhtiyacı
Öyle görünüyor ki, 2008 yılı da hepimizi yoracak bir yıl olacak. Global mali piyasalarda sonbahar tüm şiddetiyle sürüyor. Doğada nasıl renkler canlılıklarını yitirmeye başladı ,yeşil ve mavinin yerini sarı ve gri aldıysa , mali piyasalarda da yaz şenliğinin sonu geldi gibi görünüyor. Her şenliğin sonunda olduğu gibi geride dağılmış bir mekan ve yorgun bir kalabalık kalacak ... Devamı >>

Yorum | Ekim 2007 |  Adnan NAS

Makro Sorunlara Mikro Çözümler
Tam siyasal dalgalanma duruldu, artık mali disipline ve kalıcı büyümeyi sağlayacak reformlara yoğunlaşırız diye umutlanırken önce ermeni tasarısı, sonra da hızlanan terör gündemi tutsak aldı. O kadar ki, aslında ülke yönetimi sistemi ile ilgili önemli değişiklikler öngören referandum bile fazla ilgi çekmedi ... Devamı >>

Yorum | Eylül 2007 | Dr. Nesrin NAS

Ekonomide Sonbahara Girerken
Sürpriz bir kararla Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK), 2006 Ağustos’tan bu yana sabit tuttuğu faizlerde 25 baz puanlık indirime giderek, borçlanma faiz oranını yüzde 17,5’den yüzde 17,25’e, borç verme oranını da yüzde 22,5’den 22.25’e düşürdü. Merkez Bankası’nın bu sürpriz kararı, piyasalarda şaşkınlıkla karşılandı. ... Devamı >>

Yorum | Ağustos 2007 | Dr. Nesrin NAS

Global Mali Kriz ve Türk Ekonomisi
Sonunda beklenen oldu. Global piyasalar karıştı. Şu anda bu krizin ne kadar devam edeceği ve şiddetinin ne olacağını FED dahil kimse bilmiyor. Bu karmaşanın temelinde ise ABD mortgage piyasasında başlayan ve daha sonra Avrupa’ya yayılan batıklar var. En son 1991 yılında cari işlemler fazlası veren ABD, o yıldan bugüne sürekli büyüyen ve milli gelirinin yüzde 6.5’ine ulaşan cari açığıyla tüm dünyayı tedirgin ediyordu ... Devamı >>

Yorum | Temmuz 2007 | Dr. Nesrin NAS

Seçimin Ardından
Seçimleri beklendiği gibi AKP kazandı.Üstelik yaklaşık 4.5 yıldır iktidarda olan AKP, oy oranını yaklaşık yüzde 40 artırarak seçmenin yüzde 46.7’sinin oylarını almayı başardı. AKP’nin bu seçim başarısı pek çok nedene bağlanabilir,ancak kazandığı yüzde 47 oy oranını salt muhafazakâr-İslamcı oylar olarak görmek çok yanlış olur.Çünkü AKP 4.5 yıllık iktidarında hem ekonomik alanda yaptıklarıyla hem de AB sürecinde aldığı cesur kararlarla geniş bir seçmen koalisyonu inşa etmeyi başardı... Devamı >>

Görüş | Haziran 2007 | Adnan NAS

Geçtiğimiz yıl boyunca çeşitli çevrelerce sık sık gündeme getirilen erken seçim senaryoları cumhurbaşkanlığı krizi ile birlikte kuvveden fiile döndü. Bununla birlikte bu seçime erken seçim değil, öne alınmış bir seçim demek daha doğru. Ancak bu seçim bir başka siyasi krizin sonucu olduğu için farklı bir nitelik kazandı. Çünkü bu defa seçim sonrası için siyasi istikrarsızlık ihtimali artmış durumda.2002 seçimlerinde AKP bir bilinmeyendi. Mevcut ekonomik programa ve AB perspektifine ne ölçüde sahip çıkacağı belli değildi. Geçen beş yıl içinde AKP’nin hem ekonomide hem de AB konusunda umulanın ötesinde bir performans sergilemesi bu soruları gündemden kaldırırken, Türkiye bu seçimde kendini yeni bir tartışmanın çinde buldu... Devamı >>

 

editörden



Yorum



GÜNDEM



bu ayki sayI



Geçmiş sayIlar



Makale Gönderimi



abonelik

 

Abonelik Kampanyası

  Yeni abone olacak veya aboneliğini yenileyecek akademisyen ve öğrencilerimize özel olarak % 35 indirim uygulanacak olup yıllık 12 sayının abone bedeli 100 TL’ye indirilmiştir.

 Bu fırsattan faydalanınız.